YETİŞKİNLERDE SKOLYOZ

Yetişkin skolyozu, 18 yaş ve üzerindeki bireylerde görülen omurga eğriliklerini ifade eder. Bu eğrilikler, omurganın yana doğru sapması ve aynı zamanda rotasyonel olarak dönmesiyle oluşur. Yetişkin skolyozu, ya çocukluk döneminde başlayan ancak fark edilmemiş/tedavi edilmemiş idiopatik skolyozun devamı olabilir ya da yaşamın ilerleyen dönemlerinde gelişen dejeneratif skolyoz şeklinde ortaya çıkabilir.

Dejeneratif skolyoz, omurgadaki disklerin, faset eklemlerin ve bağların zamanla yıpranması sonucu gelişir. Bu tür skolyoz genellikle 40 yaş üstü bireylerde görülür ve ağrı, postüral bozukluk, hareket kısıtlılığı gibi şikayetlere yol açabilir.

Karpal tünel, bilekte yer alan ve içinden sinir ile tendonların geçtiği dar bir geçittir. Bu geçitte oluşan herhangi bir baskı, medyan sinirin iletimini engelleyerek semptomlara neden olabilir.

Neden Olur?

Yetişkin skolyozunun gelişmesine neden olan başlıca faktörler şunlardır:

  • Yaşlanmaya Bağlı Dejenerasyon: Omurganın disk ve eklem yapılarında görülen aşınma ve yıpranma sonucu oluşur.
  • Çocukluk Dönemi İdiopatik Skolyozun İlerlemesi: Daha önce fark edilmemiş ya da tedavi edilmemiş eğrilikler, yaş ilerledikçe artış gösterebilir.
  • Osteoporoz: Kemik erimesi sonucu omurga kemiklerinde çökme kırıkları oluşabilir ve bu durum skolyoza yol açabilir.
  • Travmalar: Kaza, düşme gibi omurgayı etkileyen fiziksel travmalar eğrilik gelişimine neden olabilir.
  • Omurga Cerrahileri Sonrası Gelişen Dengesizlikler: Daha önce geçirilmiş omurga ameliyatları sonrasında omurga biyomekaniği değişebilir.
  • Asimetrik Kas Kullanımı ve Postüral Alışkanlıklar: Uzun yıllar süren kötü duruş, dengesiz yüklenmeler skolyoz riskini artırabilir.

Nelere Dikkat Edilmelidir?

Yetişkinlerde skolyozun etkilerini azaltmak ve ilerlemesini önlemek için dikkat edilmesi gereken temel noktalar şunlardır:

  • Düzenli Değerlendirme: Eğriliğin derecesi, ilerleme hızı ve bireyin şikayet düzeyi belirli aralıklarla gözlemlenmelidir.
  • Omurga Dostu Yaşam Tarzı: Uygun yatak seçimi, ekran hizası, ayakta ve otururken dik duruş alışkanlıkları önemlidir
  • Fiziksel Aktivite ve Egzersiz: Kas dengesini sağlayan ve omurgayı destekleyen egzersizler, ağrının azalmasına ve postürün düzelmesine katkı sağlar. Özellikle kor (core) bölgesi kaslarını hedef alan çalışmalar tercih edilmelidir.
  • Ağrı ve Kas Spazmlarının Yönetimi: Manuel terapi, mobilizasyon ve gevşeme teknikleri gibi yöntemlerle kas spazmları kontrol altına alınabilir.
  • İleri Vakalarda Gözlem: Şiddetli eğriliklerde solunum problemleri, yürüme bozuklukları ve denge sorunları yaşanabilir. Bu tür bulgular yakından takip edilmelidir.
  • Osteoporoz Yönetimi: Özellikle menopoz sonrası kadınlarda kemik yoğunluğu düzenli olarak kontrol edilmeli, gerekiyorsa uygun tedaviyle desteklenmelidir.

Her bireyde skolyozun seyrinin farklılık gösterebileceği unutulmamalıdır. Eğriliğin derecesi, eşlik eden diğer rahatsızlıklar ve yaşam tarzı faktörleri tedavi planını doğrudan etkiler.

Kaynak:
Aebi, M. (2005). The adult scoliosis. European Spine Journal, 14(10), 925–948.